Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamındaki temaslarını tamamlayıp Türkiye’ye dönüşünde, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, özellikle son günlerde gündeme gelen fon soruşturmasıyla ilgili olarak, Türkiye ekonomisinin veya finansal sistemin herhangi bir risk taşımadığını vurguladı. Bu çerçevede, suçlu veya sorumlu kim varsa hukuk önünde hak ettikleri cezayı alacaklarını belirten Erdoğan, adaletin sağlanacağına dair güvence verdi.
Erdoğan, yaptığı açıklamada; sermaye piyasalarında bazı küçük çaplı sorunlar yaşandığını ve bunların Türkiye ekonomisine genellenemeyeceğini dile getirdi. Soruşturmanın, piyasa bütünlüğünü ve finansal istikrarı zedeleyecek boyutta olmadığını, hukuki ve idari süreçlerin titizlikle sürdürüldüğünü sözlerine ekledi. Ayrıca, benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli hukuki ve düzenleyici tedbirlerin hayata geçirilmekte olduğunu ve bu çalışmaların kararlılıkla devam ettiğinin altını çizdi. Gelişen ve karmaşık bir finansal yapıya sahip piyasalarda şeffaflığın ve disiplinin esas alınması gerektiğini belirterek, ekonomimizin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini ifade etti.
Erdoğan, konforlu ve güçlü ekonomi hedefleriyle ilgili olarak, milletin güveni ve istikrarın esas olacağını da sözlerine ekledi. Bu bağlamda, hukuk ve denetim mekanizmalarının etkinliğiyle, ekonominin dış shocks ve risklere karşı dayanıklı olmasını sağlayacak adımların hızla atılacağına işaret etti. Türkiye’nin yeni reform ve düzenlemelerle uluslararası piyasalarda daha güçlü konuma ulaşacağının altını çizdi.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’yi ziyaretinin detaylarını ve bölgesel meseleleri değerlendirdi. Genel Kurul’da Türkiye’nin çok taraflılığa desteğini tekrar vurguladığını belirterek, bölgesel gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaştı. Gazze’den Suriye’ye, Ukrayna’dan Karadeniz’e kadar uzanan bölgesel sorunlarda Türkiye’nin ciddi ve kararlı tutumunu dile getirdi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefer özgürlüğüne verdiği önemi hatırlatarak, enerji güvenliğinin ve uluslararası ticaretin sağlıklı işlemesi adına diyalog ve diplomasiye vurgu yaptı. Ayrıca, Karadeniz’de yaşanan gelişmeler ve tahıl koridorunun yeniden inşası için yürütülen çalışmalarda Türkiye’nin aktif rol üstlendiğini açıkladı.
Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrar projelerine de değinen Erdoğan, Mekke Savunma İttifakıyla ilgili gelişmeleri ve bölgenin güvenliğine dair yatırımlarını anlattı. Ayrıca, Yunanistan ile ilişkilerde diyalog ve müzakere ortamını korumanın önemine değindi. Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelesine uluslararası platformlarda katkı sağlamak amacıyla Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’nin önemi üzerinde durdu. Erdoğan, iklim finansmanı ve sürdürülebilir kalkınma konusunda gelişmekte olan ülkelerin seslerini duyuracak şekilde küresel iş birliği çağrısında bulundu. Çözüm ve reform odaklı yaklaşımlarla, uluslararası sistemin adil ve temsil gücü yüksek hale getirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Son olarak, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ekonomi ve bölgesel barış konularında kararlı duruşunu sürdürerek, uluslararası arenada aktif bir aktör olmaya devam edeceğinin altını çizdi.
